Zaman

Önceleri, rengarenk çiçekler açardı evimin bahçesinde. Büyüyen çocukluğum oyun oynamak isterken mi yok etti çiçekleri, yoksa renklerini mi yitirdi yüreğim bilemiyorum… Lale kokusu sarardı akşam olurken, bir yandan annemin bana seslendiğini duyardım; nasıl meraklı, ne de güzel bir sesti. Üzüntüleri yüz ifademe takınır; “Anne beş dakika daha…” demeye çalışırdım; gözümden akan üç damla sahte göz yaşından konuşamıyor gibi. Mahalle dediğin akşamları daha güzel olurdu oysaki; arabalar azalır ve tüm yollar bize ait olmaya başlardı.

Devamını Oku

Osman KUŞ Tarihçe

Nihayetinde “yine, yeniden, tekrar…” baktım arkası gelmiyor, daha sade bir başlangıç olsun istedim.

Daha önce sayısız kez bu siteyi aktifleştirip kapattığım oldu. Ama hiç bu kadar uzun ara vermemiştim. 2007 yılında blog yazmaya başladığım süre zarfından bu yana belirsiz periyotlarda devam ettiğim ve bunu -yazmak- yapmaktan keyif aldığım bir blog oldu burası. Hiçbir zaman ziyaretçi kaygısı gütmedim, çünkü burası yalnızca benim kişisel hobi alanım. Bu da zaten bu kadar uzun aradan sonra, yazdıkça bariz belli olacak üslubumdan.

Devamını Oku